1888
n
Namık Kemal öldü (2 Aralık).
1890
n
Cihangir Camii onarıldı.
Kanunî Sultan Süleyman’ın 1553’te ölen oğlu Cihangir
anısına, Mimar Sinan’a yaptırdığı cami, çeşitli tarihlerde
altı kez yandı.Yanındaki mektep, tekke ve imaretle bir-
likte külliye oluşturan cami, II. Abdülhamit zamanında
büyük ölçüde onarıldı.
n
Devlet adamı, tarihçi Mustafa Nuri Paşa öldü.
İzmir âyanı Mansurizade Mehmet Emin Bey’in oğlu
olan Mustafa Nuri Paşa, 1824’te İzmir’de doğdu. Özel
öğrenim gördü. İstanbul’a gelerek Babıâli Tercüme Kale-
mi’ne girdi. 1867’de mabeyin başkâtibi, 1869’da beylik-
çi, 1873’te Divan-ı muhasebat, 1877’deTemyiz mahke-
mesi reisi ve Defterî Hakani Nazırı, 1881’de Maarif
Nazırı oldu. 1885’te Evkaf Nazırlığı’ndan emekliye ay-
rıldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan 1841 yı-
lına kadarki dönemini anlattığı “Netayic ül-vukuat” adlı
eseri, Osmanlı tarih yazarlığının önemli eserlerinden bi-
ridir.
n
Ertuğrul fırkateyni battı (16 Eylül).
II. Abdülhamit, 1887’de İstanbul’a gelen Japon impara-
torunun amcasının yaptığı ziyaretin iade edilmesi ve Ja-
ponya ile iyi ilişkilerin kurulmasını sağlamak amacıyla,
bu ülkeye bir savaş gemisi gönderilmesini istedi. Bu ge-
zi için Ertuğrul savaş gemisi seçildi. Gemi, ahşap ve yel-
ken donanımlı olup saatte 10 mil hız yapabilmekteydi.
14 Temmuz 1889’da İstanbul’dan yola çıkan gemi,
7 Haziran 1890’da Yokohama’ya geldi. Japon İmpara-
toru Meji,Amiral Osman Bey komutasındakiTürk heye-
tini,Tokyo’daki imparatorluk sarayında kabul etti. Bura-
da kendisine II. Abdülhamit’in gönderdiği hediyeler su-
nuldu. Ertuğrul savaş gemisi, yurda dönüş için 15 Eylül
1890’da Yokohama’dan ayrıldı. Aynı günün gecesi Oşi-
ma adası yakınlarında şiddetli bir fırtınaya yakalandı.
16 Eylül günü kayalıklara çarparak parçalandı. Olayda
540 denizci hayatını kaybetti, 6’sı subay 69 kişi kurtul-
du. Olay,Türk denizcilik tarihine “Ertuğrul Faciası” adıy-
la geçti.
1891
n
Bestekâr Hacı Faik Bey öldü (25 Ocak).
1831’de İstanbul’da doğan Hacı Faik Bey, ilk müzik eği-
timini ağabeyi Üsküdarlı Neyzen Salim Bey ve Dellal-
zade İsmail Efendi’den aldı. Sadî ve Mevlevî tarikatları-
na girdi. İyi bir neyzen ve hanende olarak tanındı. Şarkı-
larında Hacı Arif Bey’in derin izlerine rastlanır. Şehzade
Vahdettin’e uzun yıllar musiki dersi verdi. Faik mahlasıy-
la şiirler yazdı. “Nihansın Dideden” şarkısı, yüzyıldır en
sevilen şarkılar arasında yer aldı.
II. ABDÜLHAM‹T DÖNEM‹ OLAYLARI
Mahkemenin karar› 29 Haziran’da san›klar›n yüzüne
okundu. Baflta Mithat Pafla, Mütercim Rüfltü Pafla ve Da-
mat Celalettin Pafla için verilen karar idamd›. II. Abdülha-
mit, mahkeme karar›n›n incelenmesi için özel bir kurul
toplad›. Cezalar bu kurul taraf›ndan da onayland›. Ancak,
Avrupa’dan gelen bask›lar karfl›s›nda II. Abdülhamit,
idam cezalar›n› sürgüne çevirdi. Hükümlüler, cezalar›n›
çekmek için 28 Temmuz 1881’de Taif’e gönderildiler. Da-
ha sonra Mithat Pafla ve Damat Mahmut Celalettin Pafla,
Taif zindan›nda bo¤ularak öldürüldüler (1884).
AL‹ SUAV‹, II. ABDÜLHAM‹T’E KARfiI
DARBE G‹R‹fi‹M‹NDE BULUNDU
Sultan Abdülaziz döneminde Avrupa’ya kaçan ve Ye-
ni Osmanl›lar saf›nda siyasî çal›flmalarda bulunan Ali Su-
avi, meflrutiyetin ilân›ndan sonra ‹stanbul’a geldi. 1877-
1878 Osmanl›-Rus savafl›ndan sonra, II. Abdülhamit’e
karfl› mücadeleye giriflti. Ayasofya Camii’ndeki vaazlar›
ve Basiret Gazetesi’ndeki yaz›lar›yla bir taraftar kitlesi
oluflturdu. Bunlar›n büyük bir k›sm›, Rus savafl› s›ras›nda
Rumeli’den gelen göçmenlerdi. Ali Suavi’nin amac›,
V. Murat’› yeniden tahta ç›karmakt›. Ali Suavi, 20 May›s
1878 günü Ç›ra¤an Saray› önünde toplanan 500 Rumeli
göçmeninin 100 kadar› ile birleflerek, hareketi bafllatt›.
Nöbetçiler k›sa bir çat›flma sonunda etkisiz duruma geti-
O
T U Z
D
Ö R DÜN C Ü
O
SMAN L I
P
AD ‹ fi AH I
I I . A
B DÜ L HAM ‹ T
PAD‹fiAHLAR ALBÜMÜ
538
NAMIK KEMAL
1840’ta Tekirdağ’da doğan Namık Kemal, Mü-
neccimbaşı Mustafa Asım Bey’in oğludur. Büyük-
babası Abdüllatif Paşa tarafından büyütüldü.
Onun değişen görev yerleri nedeniyle sürekli bir
eğitim göremedi. 1857’de İstanbul’a geldi.
1863’te Tercüme Odası’na memur oldu. Şinasi ile
tanışınca onun etkisinde kalarak, batı edebiyatı ve
kültürüne yakın ilgi gösterdi.Tasvir-i Efkâr’a yazılar
yazmaya başladı. Genç Osmanlılar Cemiyeti’ne
girdi. Hükûmeti eleştiren makaleleri nedeniyle İs-
tanbul’dan uzaklaştırılıp Erzurum vali yardımcılığı-
na atandı. Mısırlı Prens Mustafa Fazıl Paşa’nın
Kadife üzerine
Osmanl› Devleti
armas›